21°
Hava Durumu
Hissedilen : 21.4°
Gorus Mesafesi : 10.0 Km
Basinc : 1013 hPa
Ruzgar : 18.3 Km/S - KB
Nem : 64%
canlı izle
Hakiki Hayat
BAHÇEDEKİ SANDALYELER...
Ayşenur Tanrıverdi
01/10/2018

Biliyorsunuz geçen haftayı Yunanistan’dan yaklaşan kasırgaya önlem amaçlı yapılan anonslarla geçirdik. Her yerde uyarılar paylaşıldı; elektrik sistemlerini kapatmalı, bahçede ne var ne yok içeri almalı, sokak hayvanları ve yardıma muhtaç kimseler için kapımızı açık koymalıydık. Tabii can sıkıntısından ne yapacağını bilmeyen ve bir doğal afeti bile heyecan nesnesi hâline dönüştüren kendini bilmez meczuplar tarafından bu haberlerin sevinçli bir bekleyişe dönüştüğü bile görüldü. Gözlerimle gördüm. Kasırga öncesi etkinlik düzenleyenler mi dersin, ‘fırtına öncesi beyin fırtınası yapalım, içelim eğlenelim’ diye coşanlar mı dersin, neler neler çıktı. Hep diyorum, bunlar hep can sıkıntısından…

Dün akşam söyledikleri kadar büyük bir tehlikenin bizi beklemediğini haberlerden öğrenmiştim gerçi ama bu kadar da tatlı bir hava beklemiyordum doğrusu. Geçtiğimiz haftaki sıradan bir günden bile daha güzel bir gündü. Deniz ise, ona en çok yakıştırılan hâli gibiydi: Çarşaf gibi… Sabah kahvaltısına çağırdığım arkadaşlarımla birlikte pek sevdiğim balkonumuzda çayımı yudumlarken, bahçeden içeri taşıdığım sandalyelerle, saksılarla, şemsiyeyle ve diğer ıvır zıvırlarla göz göze gelmemeye çalıştım. Hepsi bir köşeye yığılmış, suçsuz ve masum bir şekilde, bir anlık galeyanın zavallı mağdurları olarak ‘benim burada ne işim var’ dercesine bana bakıyorlardı. Şimdi bir de bütün bunları tekrar bahçeye taşıması var. En az bir iki hafta ertelerim ben bu işi…

Bende bir çeşit uğursuzluk olduğundan geçen haftaki yazımda biraz bahsetmiştim. Şundan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Mayıs 2017’de yani bundan tam bir buçuk sene önce Gümüşlük’e yerleşmemizin hemen bir iki ay sonrasında Bodrum, hatırlayacağınız gibi büyük bir depremle sarsıldı ve artçı depremler neredeyse bir ay boyunca daha devam etti. Artık bu küçük depremler günlük yaşamın bir parçası olmuş, ne yemeğimizi bıraktırır ne de yatağımızdan kaldırır olmuştu. Şöyle alttan alttan, tatlı tatlı sallanıyorduk. Hatta annemle telefonda konuşurken sanki yukarıdan bir uçak geçiyormuşçasına normal bir şeyden bahsedermiş gibi “Aaa bak yine deprem oluyor” diyordum. Zamanla dünyanın en evhamlı insanı olan annem bile alışmıştı bu duruma. Ama ilk vuran deprem çok fenaydı, onu hâlâ unutamıyorum.

Eğer beklenildiği gibi bu kasırga Bodrum’a bodoslama dalsaydı, ciddi bir şekilde tası tarağı toplayıp gitmeyi düşünecektim. Eh, insan bazen sevdiği için bir takım fedakârlıklarda bulunmayı da bilmeli…

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Yalçın Dümer
Taner Uysal
Can Pulak
Berna Aysu
Ayşenur Tanrıverdi
www.kenttv.net © 2000 - 2018 | KAYIN YAYINCILIK RADYO TV . A.ޞ. | Cumhuriyet Mah. Kibris Şehitleri Cad. OASİS AVM 3. Kisim No:314 BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30