19°
Hava Durumu
Hissedilen : 19.0°
Gorus Mesafesi : 10.0 Km
Basinc : 1015 hPa
Ruzgar : 1.9 Km/S - DKD
Nem : 75%
canlı izle
YAŞAM KAYNAĞI
17/06/2013

Hiç su içmeden kaç gün hayatta kalabiliriz? 
Üç gün, bilemedin dört gün. Çünkü su canlılar için vazgeçilmezdir. Enerji üretiminden besin maddelerinin taşınmasına, eklemlerimizin kayganlığını sağlamaktan atık ürünlerin böbreklerden atımına, vücutta oluşan aşırı ısının terleme yoluyla azaltılmasına kadar her yerde suya ihtiyacımız var.

Suya ihtiyacımız olduğunu nasıl anlarız?
Şüphesiz bu soruya ilk yanıt susadığımızda anlarız olacaktır. Evet küçük yaşlarda su ihtiyacının göstergesi susama hissidir. Susuzluk hissettiğimizde bu vücudumuzun iki üç bardak suya ihtiyacı var demektir. Oysa biz bir bardak su içip bırakırız. 
Yaşla birlikte susama hissi de zayıflar ve kişi susuz kaldığını anlayamaz ve kronik susuzluk hali olur.

Su ihtiyacı artınca ne olur?
Su tüketimi azaldığında bunu ilk algılayan ve önlem almaya çalışan beyindir. Çünkü hacmine göre en çok enerji ve su ihtiyacı olan organ beyindir. Biz daha susadığımızı hissetmeden beyin histamin ve vazopressin adlı moleküllerin salgılanmasını sağlayarak daha az önemli organlara giden damarları daraltır. Kanın daha çok beyin, böbrek ve akciğerler gibi hayati organlara gitmesini sağlar.

Susuz kalındığında salgılanan histaminin etkileri nelerdir?
Kas, deri ve eklemlere giden kan damarlarını büzerek ikincil öneme sahip organlara daha az kan gitmesine neden olur.
Tansiyonu yükseltir.
Midenin asit salgısını arttırırak reflüye neden olur.
Allerji ve astımı tetikler.
Migreni tetikler.
Romatizmal eklem ağrıları yapar.

Uzun süreli susuzluğa bağlı gelişebilecek rahatsızlıklar nelerdir?
Yorgunluk, uyuşukluk.
Depresyon.
Huzursuzluk, öfke.
Kısa dönem hafıza kaybı.
Romatizma.
Migren.
Mide ağrısı.
Kalp ağrısı.
Fibromiyalji.
Bel ağrısı.

Susuzluk ile hipertansiyon arasında nasıl bir ilişki vardır?
Susuz kalındığında vücudumuzun ilk tepkisi kan damarlarını büzerek dolaşımdaki kanın daha yüksek basınçla hayati organlara ve uç noktalara ulaşmasını sağlamak olmaktadır. Bu kan basıncını yükseltir.
Susuz kalındığında böbreklerden su atılımı azalır. Suyun tutulması için sodyum da tutulur. Sodyum da tansiyonu yükseltir.
Oysa su doğal idrar söktürücüdür. Bu yolla kan basıncını kontrol altında tutar.

Susuzluk ile diyabet arasında nasıl bir ilişki vardır?
Susuz kalmak vücudumuz için bir çeşit strestir. Bu durumda stres hormonları dediğimiz hormonlar salgılanır. Bunlardan kortizon rezerv enerji depolarını harekete geçirir ve kan şekerini yükselterek vücudun strese karşı savunma yapabilmesini sağlamaya çalışır. Bu durum uzun süre devam edip kan şekeri yüksek kaldığında diyabete olan yatkınlık artar.

Susuzluk ve alkollü içecekler arasında nasıl bir ilişki vardır?
Alkollü içecekler susuzluğumuzu gidermez, aksine arttırır. Susuzluk durumunda vazopressin denilen hormonun salgılanarak damarları daralttığını, böylece hayati organlara daha çok kan, dolayısıyla enerji ve besin maddeleri gittiğini görmüştük. Alkol vazopressini baskılayarak damar daralmasını önler. Bu durumda beyin başta olmak üzere hayati organlara daha az kan gider, hücreler susuz kalır. 
Fazla alkol alanlarda görülen başağrısı ve yüz kızarmasının nedeni ise susuzluk nedeniyle salgılanan histamin hormonudur.

Alkollü içecekler susuzluğumuzu gidermez. Peki çay, kahve, gazlı içecekler ve meyve suları giderir mi?
Hayır. Bu içecekler içerdikleri osmotik maddeler nedeniyle idrar söktürücü özelliktedirler ve su atılımını arttırırlar.
Ayrıca birçoğunda kafein bulunur. Kafein güçlü idrar söktürücü özelliğiyle birlikte alındığı sıvıdan daha yüksek miktarda su atılmasına neden olarak susuzluğu arttırır.
Ek olarak çay, kahve gibi sıcak içecekler vücut ısısını arttırır. Bu ısıyı normale döndürmek için oluşan kimyasal olaylar sırasında da su kullanılır. Bu da susuzluğun artmasına katkıda bulunur.
Sonuç olarak sıvı içecekler suyun yerini tutamaz, aksine susuzluğu arttırırlar.

Susuzluk ile kilo alma arasında bağlantı var mıdır?
Evet. Susuzluk aynı aç kaldığımızda olduğu gibi enerjimizin düşmesine ve kendimizi takatsiz hissetmemize neden olur. Bu durum beynimiz tarafından açlık şeklinde algılanarak su içmek yerine bir şeyler atıştırılmasına neden olabilir. Yemekle birlikte aldığımız su susuzluğumuzu da gidereceği için tekrar susuz kalıp atıştırana kadar rahatlarız. Böylece kilo alırız.
Yatmadan önce içilen bir bardak su gece yarısı acıkmalarının önüne geçmek için yeterli olabilir.

Ne kadar su içmeliyiz?
Günde en az birbuçuk iki litre su içmeliyiz. Genellikle ne kadar su içtiğimizin hesabını tutamayız. Yeterli miktarda su içtiğimizin en iyi göstergesi idrar renginin çok açık renkte olmasıdır.

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
TAYFUN EKiZ
22/06/2013
AОZINIZA SAОLIK
Çok teşekkürler doktor bey bu bilimsel açıklamanız,hayda bırsey yokken sımdı ne oldu.bunlar niye oluyor,acaba büyümü var zihniyetindeki birçok kısıye kılavuz oacaktır.teşekkürler.
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)