Either scripts and active content are not permitted to run or Adobe Flash Player version 11.1.0 or greater is not installed.

Get Adobe Flash Player
canlı izle
HANGİ EKMEK?
12/08/2013

DSÖ’nün verilerine göre Türkiye’de insanlar günlük enerji ihtiyaçlarının yarısını ekmek ve diğer tahıllı ürünlerden sağlamaktadır. Bunun da %90’ından fazlasını beyaz (yani rafine edilerek tohum özü ve kepeğinden arındırılmış) ekmek oluşturmaktadır.

Buğday üç kısımdan oluşur;
Endosperm kısmı buğdayın %80’ini oluşturur. Nişasta ve daha az oranda protein içerir.
Kepek kısmı buğdayın dış kabuğudur. %15’ini oluşturur. Lif ve B vitamini içerir.
Germ (tohum özü), ya da ruşeym kısmı ise %5’ini içerir. B ve E vitaminleri, demir ve diğer mineraller ve lifce zengindir.

Tam buğday ekmeği buğdayın her üç parçasını da içeren undan elde edilen ekmektir.
Normalde tam buğdaydan elde edilen ekmekler çok koyu olamazlar. Ne kadar koyu o kadar sağlıklı diye düşünen insanlar için üretilen esmer ekmekler koyu renk verici katkı maddesi içerir. 

Kepekli ekmek, beyaz unun içerisine sonradan sınırlı miktarda kepek eklenerek üretilir. 

Kalitesi düşük buğdaydan yapılan unları beyazlatmak için zararlı kimyasallar kullanılabilmektedir.
Beyaz ekmek, buğdayın endosperm dediğimiz nişastadan zengin kısmının ayrıştırılarak saflaştırıldıktan sonra birkaç defa öğütülmesiyle elde edilir. Bu da besin değerinin çok düşük olmasına neden olur. Beyaz unun öğütülmesi sırasında çok küçük parçacıklar oluştuğundan bu undan elde edilen ekmeğin barsaklardan emilimi son derece hızlı olmakta, böylece kan şekeri hızla yükselip hızla düşerek hem yağ depolanmasına, hem de kısa sürede tekrar acıkmaya neden olmaktadır.

Günlük enerji ihtiyacının yarısını ekmekten karşılayan bir insan yeterli protein alamadığı için doysa bile biyolojik olarak aç kalır, özellikle çocuklarda beyin, kemik ve kas gelişimi yeterli olmaz.

Ayrıca;
Genetiği değiştirildiği için besin değeri düşmüş tohumlardan buğday elde edilmesi,
Buğday yetiştirilirken tarım kimyasallarının kullanılması,
Un yapımındaki hileler ve kimyasallar eklenmesi,
Aşırı miktarda maya kullanılması, GDO’lu maya kullanılması, 
Ekmeğin üretimi aşamasında katkı maddeleri kullanılması,
Fırınlarda çalışan işçilerin temizlik koşullarına riayet etmemesi,
Ekmeğin satış noktalarına dağıtımı için kullanılan taşıma kaplarının bakteri ve virüs barındırması,
Ekmeğin üretiminden tüketimine kadar geçen süre içinde çok sayıda kirli elin temasıyla bulaşan bakteri ve virüsler nedeniyle yemeğimizin yarısını oluşturan ekmek düşündüğümüz kadar sağlıklı ve hijyenik değildir.

Bu durumda ekmek tüketimini minimuma indirmeli, ekşi mayadan yapılan köy ekmeğini, ya da en azından tam buğday ekmeğini tercih etmeli ve beyaz ekmekten tamamen uzak durmalı, en iyisi kendi ekmeğimizi kendimiz yapmalıyız.

Ekşi maya kullanılarak yapılan ekmeklerin farkı:
Ekşi maya içindeki probiyotik bakteriler ekmekte patojen bakterilerin üremesini, küf oluşmasını ve çürümeyi önler.
Ekmeğin uzun süre taze kalmasını sağlar.
Daha fazla lif içerir. 

Ekmek yapmak göründüğü kadar zor değildir ve zannedilenin aksine ekmek yapma makinenizin olmasına da gerek yoktur. Evlerimizde bulunan fırınlarda çok daha güzel ve çeşitli ekmekler yapabiliriz.

Ekmek yapma makineleri büyük ve kabarık ekmekler yapmak üzere dizayn edilmiştir. Oysa tahılda bulunan lysin adlı amino asit pişirme sırasında ekmeğin kabuğunda nişasta ile reaksiyona girerek Pronyl-lysin maddesinin oluşumuna neden olur. Bu maddenin kalp ve dolaşım hastalıkları ve kansere karşı koruyucu olduğu tespit edilmiştir. Yani ekmeğin kabuğu ne kadar fazlaysa o kadar yararlıdır.

Ekmek Yapımı:

Ekmek yapımı için temel olarak buğday unu, maya ve su gerekir. (Her ne kadar ekşi maya kullanımı tercih edilmeliyse de şehir koşullarında ekşi maya bulunması o kadar kolay olmamaktadır.)
Pratikte güvendiğiniz bir markanın tam buğday unu karışımının yarım kilosuna 6 gram kuru maya ekleyin.
320 ml ılık suyu yavaş yavaş ekleyerek yoğurun.
Taze dereotu, maydanoz, yeşil soğan, ceviz ekleyerek tat katabilirsiniz.
Elde edilen hamurun üzerini bir bez ile kapatarak 30 dakika kadar mayalanmaya bırakın.
Hafifçe yağlanmış bir tepsi içine istediğiniz büyüklükte kesilmiş hamurları yerleştirin. 40 derece sıcaklıkta üstü kapalı bir şekilde 20-30 dakika (ekmek hacmi iki katına çıkana kadar) bekleyin.
Hamurun üzerini çizip su veya süt ile ıslatın.
Önceden 230 dereceye ısıtılmış fırına yerleştirin.
10 dakika sonra fırının ısısını 210 dereceye düşürün.
20-25 dakika sonra çıkarıp soğumaya bırakın.

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)