Either scripts and active content are not permitted to run or Adobe Flash Player version 11.1.0 or greater is not installed.

Get Adobe Flash Player
canlı izle
Süzgeç
BEKARA AVRAT BOŞAMAK…
Ahmet Karataş
14/05/2015
[email protected]

Geçen gün Sözcü yazarı Saygı Öztürk CHP’nin yaptırdığı anket sonuçlarını yayınladı. İlginç sonuçlar çıktı.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun, seçim bildirgesinde ve miting meydanlarında açıkladığı projelerin “etkileyici olma oranı” ve bunların “gerçekleştirileceğine dair inanç” araştırmasına göre vaatlere her 100 kişiden 75’i inanmıyor. Şöyle ki;

  1. Asgari ücretin 1500 lira olmasını ve vergiden muaf tutulmasının CHP iktidarında gerçekleşeceğine 100 kişiden 25’i inanıyor.
  2. Yoksul ailelere ayda 720 lira hane başı ödeneceği vaadine inanç yüzde 25
  3. Emeklilere dini bayramlarda iki maaş ikramiye vaadinin inandırıcılığı yüzde 30
  4. Çiftçiye mazotun 1,5 liradan verileceği vaadine inanç yine yüzde 25’lerde.
  5. Taşeron işçilerin kadroya geçirileceği vaadine olan inanç ise yüzde 29’larda

Bu anket sonucunun verdiği mesaj bile gösteriyor ki oranı ve cinsi ne olursa olsun millet vaatlerle siyasi tercihini değiştirmeyecek. Çünkü bu uçuk ve kaynağı açıklanmayan ama kulağa hoş gelen vaatlere olan inanç oranı ile CHP’nin oy oranı neredeyse bire bir örtüşüyor.

Peki bu vaatler seçmene niye cazip gelmedi? Birincisi; söylemler farklı olsa da, sosyal devlet olma gereği zaten 13 yıldır bu ve benzeri projeleri hayata geçirildiği için, halkta bu vaatlerin Ak Parti icraatlarından aparıldığı izlenimi oluştu.

İkincisi; seçmen Türkiye bütçesi, mali disiplin ve istikrarlı büyüme kriterleri açısından bu vaatleri inandırıcı bulmadı. Hele Genel Müdürlüğü döneminde SGK’yı iflasa götüren kötü yönetimini gören halk bunun sayın Kılıçdaroğlu ile olmayacağını gördü.

Üçüncüsü ise; mevcut verilere ve her türlü kamuoyu araştırmalarına göre CHP’nin iktidara gelmesinin mümkün olamayacağını gören seçmen, bu vaatleri “bekara avrat boşamak” olarak gördü ve ciddiye almadı.

Dördüncüsü ise; CHP tek başına iktidar olamayacağına göre, geriye tek alternatif kalıyor; CHP+MHP+HDP koalisyonu. İhtimal dışı da görünse şayet Ak Parti 276 milletvekili çıkaramazsa Türkiye’yi bekleyen tablo bu. Geçmiş koalisyon dönemlerinde yaşanan sıkıntıları ve ödenen bedelleri belki yeni nesil bilmez ama umarım şu atasözünü bilir; “çatal kazık yere gitmez” Üstelik bu sefer üç çatal olacak ve bu üç parti Milli Eğitim, Adalet ve Maliye Bakanlıklarını paylaşacaklar. Diğer bakanlıkları da miras gibi kendi aralarında üleşecekler.

Hayal etmesi bile insanı ürkütüyor. Kalıbımı basarım, bu güzelim ülke, 8 ayda IMF kapısına dayanır ve devalüasyonlardan, enflasyonlardan başımızı kaldıramaz. Bugün telaffuz ettiğimiz yıllık faiz oranları aylığa dönüşür. Bunları bilmek için alim olmaya gerek yok. Geçmiş tecrübelerimiz bir yana, şöyle bir düşünelim, ABD’de koalisyon var mı? İtalya ve İngiltere niçin koalisyonlara geçit vermedi. Çünkü onlar da bizim gibi bedel ödediler de ondan.

Eldeki anketlere göre 7 Haziran’da böyle bir ihtimal görünmediğine göre, Kılıçdaroğlu’nun bol keseden atmasının ne sakıncası var?

            Üstelik köy kahvelerinde espri konusu oluyor.

  • Ule akideş, Kılıçdarolu bayramda bi maaş ikramiye veriyomuş. Seninkile kaç vercek, devi bakin.”

tarzındaki açık artırmalara bol bol rastlayabilirsiniz.

Mesela Muğla Mitinginde Sayın Kılıçdaroğlu, “kapanan beldeleri açacağım “ diye söz vermiş. Köy yollarını altın kaplatacağım, musluklardan bal şerbeti akıtacağım da diyebilir.

Biliyor ki iktidar olamayacak, o halde sorun yok, salla sallayabildiğin kadar. Adama sormazlar mı, Türkiye’de tıkır tıkır işleyen büyükşehir uygulamaları var. Senin seçtiğin Büyükşehir Belediye Başkanın kifayetsiz geldiyse vatandaş naspın? Hükümet napsın?

Evet Büyükşehir modelinin ilk uygulamalarında bazı sıkıntıların yaşanması normaldir, ancak 1.5 yıl sonra mazeretlere sığınırsak, bunun adı siyaset değil, mızıkçılık olur.

O nedenle adaylarımızın ve liderlerimizin daha gerçekçi ve daha kalıcı projeleri anlatmaları lazım. Mesela Mavi Yol’u nasıl kurtaralım , katı atık sorunu nasıl çözülür, kanalizasyon ve arıtma sistemleri,halka ucuz su satma, alternatif tarım seçenekleri, Muğla’nın topyekûn bütüncül master planı, çevre ve doğayı dışlamayan koruma kullanma dengesi, tarım, turizmde toplam kalite yönetimi….. gibi konularda siz hiç siyasetçilerden çözüm önerileri duydunuz mu?

Ben duymadım, duyan varsa beri gelsin.

Hoşçakalın.  

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Başlık
Yorum
Yazarın Diğer Yazıları
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)