Either scripts and active content are not permitted to run or Adobe Flash Player version 11.1.0 or greater is not installed.

Get Adobe Flash Player
canlı izle
Süzgeç
YAPTIKLARINIZ YAPACAKLARINIZIN TEMİNATI OLABİLİR Mİ?
Ahmet Karataş
09/07/2015
[email protected]

İki hafta önceki “Çöküş mü? Çay Molası mı?” başlıklı yazımda Ak Parti oylarının yüzde kırkbire düşmesindeki nedenlerden biri olarak “üç dönem kuralı” nı belirtmiştim.

İdeal politik açıdan, insanların koltuğa yapışmamaları, siyaset gibi ulvi bir görevi geçim kaynağı haline getirmemeleri için doğru ve cesur bir karar. Ancak reel politik gerçekler açısından bakıldığında ehliyet ve liyakatını kanıtlamış insanları harcama mekanizmasına dönüştüğünde ise son derece zararlı ve gereksiz bir kural olarak da görülebilen Ak Parti tüzüğündeki bu maddenin sakıncalarına değinmiştim.

Toplumda oy, itibar ve güvenilirlik açısından karşılığı olan onlarca siyasetçinin oyun dışına itilmesi, belki de bir daha hiç dönmemek üzere saf dışı edilmesinin bedelini Ak Parti 7 Haziran’da  çoktan ödemeye başladı bile.

Nihayet, bu iddiamı destekleyen bir ses ulusal basından geldi. Vatan Gazetesinde İbrahim Kiras da, Ak Parti’deki üç dönem kuralının kaldırılması gerektiğini yazmış.

Ak Parti’nin üç dönem kuralına takılan isimlere en çok bugünlerde ihtiyaç duyulduğunu belirten İbrahim Kiras yazısında şu görüşlere yer vermiş

“Üçüncü dönemini doldurduğu için 7 Haziran’daki milletvekili seçiminde Ak Parti tüzüğü dolayısıyla aday olamayan Vecdi Gönül’ün şimdi dışarıdan bakan olarak atanması ve bunun da “ tecrübe ihtiyacı” ile açıklanması diğer üç dönemlik milletvekili ve bakanlar için de geçerli olabilecek bir siyasi ictihad hükmündedir…”

“… Diğer yandan siyasette ağırlığı olan grup ve teşkilat nezdinde ‘ağabeylik’ yapabilecek evsaftaki isimler üç dönem kuralı gereği geriye çekilmiş bulunuyorlar…”

“…Bu saatten sonra Ak Parti’nin yapması gereken şey, başlangıçta iyi niyetle düşünülerek konmuş olan üç dönem kuralının kaldırılması olmalı…”

Evet, aynen öyle. Dahası da var, daha önce de belirtmiştim, bu memlekette siyasetçi zor bulunan ancak çabuk kaybedilen bir değer. Kalifiye bir politikacıyı kurala tabi tutarak kenara bırakırsanız bu değer olmaktan çıkar, yitik değer olur. Böylece Türk siyasetinde geleneği ve sürekliliği kendi ellerinizle dinamitlemiş olursunuz.

Bir başka deyişle siyaset boyacı küpü değil, siyasetçi de kolay boyanan kumaş değil. Onu en verimli çağında kenara çekerek terini soğutursanız bir daha zor ısındırırsınız.

O nedenle Ak Parti’nin yapacağı ilk iş, ilk kongrede üç dönemlik kuralını tüzükten çıkarmak olmalıdır.

Ufukta görünen erken seçimden dolayı ara vermiş olacakları için zaten üç dönemlik kuralı doğal olarak zaten kalkmış olacak.

7 Haziran seçiminde Ak Parti’nin propaganda argümanlarında hakim sloganı neydi?

“Onlar konuşur, Ak Parti yapar .”

Evet el-hak doğru. Ancak bu, doğrunun içinde yanlışları barındırmayacağı anlamına gelmez.

İlk bakışta kulağa hoş gelen bu mesajın ilk zayıf noktası, “onlar”da gizli. Yani, onlar diyerek topyekun muhalefeti kendi elinizle bloklaştırmış oluyorsunuz. Tabii ki teammüden bir şey olmasa da kelimeye yüklenen anlamdan kaynaklanan  bilinç altı algısı olarak ortaya çıkan bir durum.

Gelelim sloganın ikinci bölümüne ; “ Ak Parti yapar” demekte bir beis yok. Nitekim, on üç yıldır yapılan hizmetlere bakılırsa doğrusu da bu.

İnce ve derin düşündüğümüzde bu slogan insanda biraz başa kakma izlenimi bırakıyor mu? Yanlış anlaşılmasın, bunlar sokaktan yansıyan iyi niyetli eleştiriler. Kulak vermek, saygı duymak ve önlem almak durumunda olan siyaset kurumudur.

Üçüncüsü, şimdiye kadar Ak Parti seçimlere çılgın ve orijinal, bir o kadar da heyecan uyandıran projelerle girdi. Büyük oranda verdiği sözü tuttu, vaadlerini teker teker yerine getirdi. O nedenle oy versin, vermesin seçmen Ak Parti’nin sözünü senet olarak gördü ve ona göre kredi verdi. Buraya kadar sorun yok.

Peki sorun nerede? Sorun yine o sloganda. Yapmasına yapar, nitekim yaptı da. Sen geçmişi bırak, önümüzdeki dört yıl bana yeni şeyler söylemen lazım dendiğinde sloganın büyüsü bitiyor. Yani ilk defa net projelerden yoksun bir seçim süreci yaşadı Ak Parti.

Yaptıklarınızın yapacaklarımızın teminatı olmasını istiyorsanız, o yapacaklarınızı beyan etmekle mükellefsiniz.

Kısacası, dün yapılanları anlatmak, bugün ve yarın yapılacaklarının yerini tutmaz. Seçmeni sürükleyen ve etkisine alan şey, yeni ufukların cazibesiyle oluşan heyecan rüzgarıdır.

Umarım, bundan sonraki seçimlerde Mevlana’nın o meşhur sözünden daha çok ders alırız;

“Dün dünde kaldı cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”              

Allah kısmet ederse, haftaya ekseriyet Kürt seçmenin Ak Parti’yi terk etme nedenleri üzerinde durmaya çalışacağım.

Hoşçakalın

BAŞSAĞLIĞI: Bodrum‘un hayırsever işadamlarından kadim dostum Ömer Akın ağabey Hakkın rahmetine kavuştu. Kendine Allah’tan rahmet, ailesine  sabırlar niyaz ederim.

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Başlık
Yorum
Yazarın Diğer Yazıları
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)