Either scripts and active content are not permitted to run or Adobe Flash Player version 11.1.0 or greater is not installed.

Get Adobe Flash Player
canlı izle
Turizm Dünyası
WIND ROSE
Serdar Karcılıoğlu
12/09/2015
[email protected]

Her şey bitti Bodrumda bir Rüzgâr Gülüdür gidiyor…
Hani bizim “istemezük” cülerimiz var ya! 
Yine ortalığı ayağa kaldırıp eylem üzerine eylem yapıyorlar…
İşte tam da bu ortamda bizim Turizmgm’ in yaman muhabirleri yakaladıkları  Rüzgar Enerji AŞ genel müdürü Bertan Korkmazı gerçekten kamu oyunda cevapları bulunamayan veya özellikle tersten okutturulan soruları ile epeyce terletmişler. 
Derslerine iyi çalışmış firmanın karşısına çıkmışlar. 
Röportajı okuyunca kaynaklara bir bakayım diyorsunuz, Ülkenin yıllık ortalama elektrik enerji tüketiminin yaklaşık 260 Milyar kilovat saat, Üretimin ise, 252 milyar kilovat saat olduğunu görüyorsunuz…

Bırakın aradaki 8 Milyar kilovat saati demek ki bunun da ithal edildiği anlaşılıyor!

Şimdi sıkı durun, üretilen elektriğin;
Yüzde 29.9’u Kömür yani soluduğumuz “zehir”
Yüzde 47.9’u Doğalgaz ve LNC yani dışa bağımlı ve dövizle aldığımız yakıt,
Bir tık daha aşağı yine “zehir”…
Kısaca ülkemiz atmosfere bilmem kaç ton zehir salınımı yapıyor,

Tüm bunlar ne için? İnsanlarımızın vaz geçilmez ihtiyacı olan elektrik enerjisi üretimi için…
Zaten bu değerlerin dünyanın diğer ülkelerinde de beş aşağı on yukarı aynı olduğunu görüyorsunuz…

Ve hemen tüm ülkelerin elektrik enerji üretimleri, şu yollarla sağlanıyor.
Kömür, Doğalgaz ve LNG ile çalışan Termik Santralleri, Nükleer Enerji ve HES’ ler…
 
Dünya da Jeotermal ve hidrolik baraj yolu dışında alternatif ve yenile bilinir enerji üretimi olarak 
“Rüzgar ve Güneş Enerji”si ile elde edilen üretimler kalıyor…

Son yıllarda,başta Almanya olmak üzere, Amerika, Danimarka, İsveç, Norveç gibi dünyanın en gelişmiş ve çevre duyarlılığında en ön sıralarda bulunan Turizm ülkelerin de de kullanılmaya başlanan ve her geçen gün artan sayıları ile rüzgar ve güneş enerjisi santralleri yegane alternatif olarak kullanılıyor.

Şimdi bu temiz enerji ile açan Güllerden bir gurubunun Bodruma da konulması istenilince bizim İstemezük’ cüler her zaman olduğu gibi yine hep birlikte ayaklanmışlar…

Zaten Kömür, Atom, HES’ ler , gibi diğer zehir de üreten elektrik santrallerine “HAYIR” diyorlardı,
Bu yollarla sağlanan enerji üretimlerinde ne yazık ki aynı noktada buluşuyor ve biz de “HAYIR” diyoruz ama;
Ya, Rüzgâr ve Güneş’ten  elde edilen çevre dostu Enerjiler…
Bunlara da mı HAYIR diyeceğiz?

Şimdi bizim çevreci geçinenlerimizi dinleyecek olursak ne yazık ki bunlara da “HAYIR” dediklerini ve eylemler yaptıklarına şahit oluyoruz ve de yapmaya devam edecekleri duyumları alıyoruz. 

Be kardeşim ülkenin nüfusu 80 milyonu devirmiş almış başını giderken,
Yükseklerden bir ses üç… hatta dört… hatta beş çocuk önerirken, zaten an itibariyle açık veren elektrik üretimi yarın hangi noktalara gelecek? 
Hiç mi düşünmüyor musunuz?
Sizde hiç akıl mantık yok mu?
Bu ülkenin şiddetle elektrik enerjisine ihtiyacı olduğunu görmüyor musunuz?
Çocuklarımız, torunlarımız nasıl bir ülkede yaşayacaklar hesap edemiyor musunuz?
Yoksa siz “günü yaşamayı kendilerine şiar edinmişler” böyle bir gelecek kaygınız yok mu?
Zaten röportajdan anladığımız kadarıyla esas sorunun Bodrumun bu "İstemezük" cülerinin karşı duruşlarından kaynaklandığını görüyor ve bu durum da insanları geriyor ve mideleri bulandırıyor…

Sayın Genel Müdür kırmadan dökmeden saygı kuralları ve nezaketi ile bunlarla ilgili serzenişlerde bulunuyor. Ve merak edilen ve de bu kesimlerin karşı çıktıkları ipe sapa gelmez argümanları ile ilgili her şeyi bilimsel karşılıkları ile bir bir çürüttüğünü görüyorsunuz, 
Yani tüm bu sadece karşı durmak için karşı duruşu yok ediyor…

Tüm bu bilimsel verileri bir okusanız anlamaya çalışsanız ne olur…
Ama siz okumazsınız… Okusanız da o içinize işlemiş lanet ön yargılarınız var ya…
Bilmeden… Öğrenmeden… İncelemeden…
Siz sadece “HAYIR”ı ve  İstemezük’ü bilirsiniz…
Öyle değil mi?
Ama, evlerinizde beş dakika elektrik kesilse en büyük cayırtıyı da yine siz çıkarırsınız.
 Ne diyelim, Allah akıl fikir versin…
Şimdi gelelim bu enerji çeşidinin Bodrum Turizmine zarar verip vermeyeceğine,
Kimse bu konuda ahkâm kesmeye kalkmasın,
V e r m e z… v e r e m e z…
Bu enerji sistemini kurgulayan ve yel değirmenleriyle elektrik elde etmeyi ilk olarak 1890 yılında Danimarkalılar bulduklarını ve bu sisteme “the wind rose” ismini verdiklerini biliyoruz.
Burada kullanılan “rose” yani “gül” enerjinin temizliğini vurgulamak adına kullanıldığına göre;
Tam tersi çok sempatik duruş getirir… 
Bodrumun marka değeri artar…
Bodruma gelen turistler bizim medeniyette ne kadar ileri gittiğimizi ve ne kadar “çevre dostu” olduğumuzu görürler…
Bir tur operatörü ile yaptığım bir seyahatte Çeşme girişinde tepelerdeki rüzgar gülleri ile ilgili bana söylediklerini bir sonraki yazımda anlatacağım…
Aklın yolu bir…
Başta benim sevgili Belediye Başkanım Mehmet Kocadon olmak üzere ön yargısız tüm Bodrumlu’ lar bu projeleri destekleyecektir.
Konu Ülkemiz olunca gerisi teferruattır diyor,
İnanıyor ve destekliyoruz… 
Sevgilerimle,

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Başlık
Yorum
Yazarın Diğer Yazıları
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Dr. Gürol Oral

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)