Either scripts and active content are not permitted to run or Adobe Flash Player version 11.1.0 or greater is not installed.

Get Adobe Flash Player
canlı izle
Köşeli Yazılar
REFERANDUM SONRASINI KONUŞAN YOK
Ayhan Ongun
07/02/2017

Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilip Cumhurbaşkanının onayına sunulan Anayasa Değişiklik paketi nisan başında halkoyuna sunulacak.
Siyasi partiler şimdiden kampanyalara başladı.

Görünen o ki; referandum, anayasa değişiklik maddelerinden çok Erdoğan için bir güvenoyuna dönüşecek.

Değişiklik önerilen maddelerin içinde tartışmasız kabul edilecek maddeler olduğu gibi AK Parti yandaşları tarafından da benimsenmeyen maddeler var.
Ancak siyasi parti yöneticilerin kutuplaştırdığı toplumda “evet”çiler ne için, neye evet dediklerini, “hayır” cıların büyük bölümü de neye karşı olduklarını bilmiyorlar.

Tayip Erdoğan’ın talimatını emir kabul edip evet diyeceklerin oranı hayli yüksek görünüyor.

Öte yandan AK Parti den gelecek her türlü öneriye karşı çıkma refleksiyle bu değişiklik paketine, AK Parti getirdiği için karşı olanların oranı da az değil.
18 Maddeyi incelediğimizde en fazla tartışılacak konuların başında denge-denetim konusu geliyor. Tek adamlık, sınırsız yetki verilmesi, meclisin devre dışında bırakılması gibi itirazlar bana göre denetim konusundan daha önemli değil 

Eğer denetim varsa, istediği kadar yetkili olsun, yapılan yanlış mutlaka geri döner.

Burada asıl üzerinde durulması gereken yetkilerin sınırından çok, bunu frenleyecek, denetleyecek bir mekanizmanın olmayışı. Aynı keza OHAL konusunun sınırları belirsiz ve istismara açık. Cumhurbaşkanı yapmasa da durumdan vazife çıkarmak isteyecek bürokratlar tarafından kötüye kullanılması, kişi hak ve özgürlüklerinin zarar görmesi mümkün.

Tüm bunlar üzerinden gündemin tartışılması gerekirken, yine her zaman olduğu gibi öteki üzerinden yapılan eleştiri ve polemikler konuyu amacından saptırıyor.

Değişiklik paketini inceleyip, anlamaya çalışan insanların tercihleri ne olursa olsun, saygı duymak gerekir. 

Asıl tehlike; bilgi sahibi olmadan fikir beyan edenler. 

En aykırı şeyleri savunsa bile her fikir sahibi benim için değerli, fikri de önemlidir.

Kendi doğrularını tabu kabul eden, kendi dışındaki herkesi yanlış, her görüşü kabul edilmez görenlerin sosyal medyada oluşturdukları bilgi kirliliği de toplumu fazlasıyla rahatsız ettiği gibi, algı yönetimiyle kitleler etkilenmeye çalışılıyor.

Özellikle de troller tarafından yapılan, kin ve nefret içeren kampanyalar, sövgü dolu söylemler neredeyse toplumu iki düşman kampa bölmeye götürüyor.
Şimdi en çok konuşulacak konulardan biri de kuşkusuz, Cumhurbaşkanının referandum kampanyasının finansmanıyla ilgili olacak.

Hükümetin yapacağı her türlü açılış, temel atma, konferans, seminer türü organizasyonları bir “evet” kampanyasına dönüştüreceği beklenen Cumhurbaşkanın, bu süreçte vereceği mesajlar da referandum sonuçları üzerinde hayli etkili olacağa benzer.

Her nasıl yapılırsa yapılsın, kim ne söylerse söylesin, bu bir halkoylaması ve iki tercihten biri kabul görecek. İşte asıl ondan sonra kişi ve kurumların tavrı ne olacak?

Bence şimdiden konuşulması, üzerinde durulması gereken konu bu olmalıdır.

Örneğin; evet çıkması halinde hayır diyenler nasıl bir tepki verecek? Sonucu saygıyla karşılayıp, yeni duruma uygun mücadele biçimi belirleyip, ona göre politikalar mı geliştirecekler? 

Yoksa şu sıralar sosyal medyada çok paylaşılan “tanımayız, kabul etmeyiz” ya da “cahil halkı yine kandırdılar” türünden gerekçelerle klasik muhalefet anlayışına devam mı edecekler?

Diğer taraftan, hayır çıkması halinde evet cephesinin halka karşı tavrı, tepkisi ne olacak?

Sandıktan çıkan halk iradesine saygı gösterip, mevcut parlamenter sisteme dönecekler mi?

Yoksa “ben bildiğimden şaşmam, başkanlığa devam!” mı diyecekler.

Siyasi partiler, iktidar olmak, ülkeyi yönetmek iddiası ve hedefiyle yola çıkarlar.

Bu yolda karşılaşabilecekleri sorun ve güçlüklere karşı da alternatif planlar yaparlar.

Kendi kitlesini motive etmek ve propaganda amaçlı olarak sonucun kesin kendi tercihleri doğrultusunda çıkacağını iddia eden taraflar; aksi durumda nasıl bir yol izleyeceklerini de kamuoyuna açıklamak zorundadırlar.

Kimilerine göre ayrıntı gibi görünse de, çoğu zaman gerçekler bu ayrıntılarda gizlidir.

İstediğiniz sonuç üzerinden politika yapmak, toplumu yönetmek kolaydır.

Asıl önemli ve zor olan; istemediğiniz, beklemediğiniz sonuçlar karşısında alacağınız tavır, izleyeceğiniz yol ve uygulayacağınız politikalardır.

Sonuçta demem o dur ki; sandıktan hangi sonuç çıkarsa çıksın, dünyanın sonu değildir.

Bu ülkede her koşulda; eşit yurttaşlık temelinde, barış içinde, bir arada yaşamak, birbirimize tahammül etmek zorundayız.

 

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)