Either scripts and active content are not permitted to run or Adobe Flash Player version 11.1.0 or greater is not installed.

Get Adobe Flash Player
canlı izle
Turizm Dünyası
CASINO’2017
Serdar Karcılıoğlu
26/05/2017

Kasım’2016 da “CASINO TURİZMİ” adı altında yazmıştım bu yazımı.

Kriz bu kez kendisini hissettirmiş sezonu 11 milyon eksi turistle kapatmışız, ne yaparız ne ederiz diye başımızı iki elimizin arasına alıp derin düşüncelere ve istikbal endişelerine kapıldığımız anlardı.

Bir çare olur düşüncesiyle kaleme alınmış bir yazıydı…

Geçtiğimiz günlerde turizmgm yazarları Sabahattin DUMAN ve Necdet SİVASLI’nın da dile getirdikleri bu konunun gündeme taşınması gerçeği oluştu.

2017 turizm sezonunun ne getireceği de artık ortaya çıkmaya başladığı bu günlerde “Çare” arayışlarının en hızlı hayat bulabileceği  “Gereksiz Tabu” olmuş bu pırlanta yumurtlayan tavuk konusunu, şimdi yeniden Turizm Bakanımızın öncülük edeceği bir olgu ile gündeme getiriyor ve “bir kez daha inceleyiniz diyor ve yazımın bir iki noktasının güncellenmiş halini “CASINO’2017 başlığı ile tekrar yayınlıyorum…

…..

90’lı yılların başlarıydı, Türkiye Turizm’de rahmetli Özal’ın başlattığı ivmeyi iyi kullanıyor her dalda top çeviriyordu…

Bunlardan yürek hoplatan en önemli turizm dalı “Casino” lar, namı diğer kumarhanelerdi…

“Casino” kavramı ilk kez ülke sınırlarımız içerisine 80’li yılların başında İstanbul Hilton’la giriş yapmıştı…

Hilton Casino’ ya ancak pasaport ile girilir Türkler alınmazdı,

Bu kesin karar ve uygulamada Hilton markasının elbet bir bildiği vardı!

Casino kavramı yerleşmeye başladığında ve  90’lı yıllara geldiğimizde sadece İstanbul’da açılan kumarhane sayısı kırk‘ları bulmuş ve ilerleyen yıllarda yüzlercesi patır patır gün yüzüne çıkmışlardı…

Bunlar, İstanbul’da; Hilton, Divan, İstanbul Princess, Topkapı Olcay, Suadiye Princess, Kumburgaz Princess, MarinPrincess, Ortaköy Princess, Suadiye Princess, İstanbul Akgün, İstanbul Eresin, İstanbul Hyatt, İstanbul Polat Reneissance, İstanbul Ceylan İnterContinental , İstanbulÇınar, İstanbul Dedeman, İstanbul Swiss Otel, İstanbul Büyük Tarabya, İstanbul Maçka, İstanbul MeritAntique, İstanbul The Marmara, İzmir’de; Balçova Termal Princess, İzmir Hilton,

Ayvalık’ta; Temizel Oteli,

Ankara’da Stad Oteli, Ankara Hilton, Ankara Sheraton, Ankara Dedeman, Büyük Ankara,

Antalya’da; Talya Oteli, Antalya Grand Kaptan, Antalya Oto, Antalya Saray Regency, Antalya Seven Seas, Antalya Cesars, Antalya Grand Prestige, Merit Altınel

Marmaris’te Altınyunus Oteli,

Bodrum’da Karia Princess, o günlerdeki adıyla şimdilerde çürümeye terk edilen Regal Torba

Bursa’da Kervansaray Oteli, Çelik Palas,

Kuşadası’nda; Korumar ve Adakule otelleri,

Nevşehirde; Dedeman,

Mersin’de; Merit Mersin ve dahaları…

Maliye bu kadar beş yıldızlı otelin Kumarhanelerinin 1992 yılında 372 milyar lira hasılat beyan ettiklerini açıklıyordu… Deli paraydı…

Casinoların en ünlüleri Sudi Özkan’ınkilerdi…

Öte yandan, Ömer Lütfü Topal, Ergun Berkman, Net Holding, Uran Holding gibi kişi ve kuruluşlar da  Casino işine girmişlerdi…

Girmişlerdi de ne olduysa zaten bundan sonra oluvermişti, her zamanki gibi bu iş Avrupalı gibi başlamış Türk gibi devam edince, Casino Kralları arasında rekabet almış başını gitmişti.

Başladı mı durmak bilmeyen bir millet olarak Kumar’ a olan eğilimimiz bu sektörü alaşağı etmeye başlamıştı.

Asırlardan beri bu işi kurallarına uygun uygulaya gelen ülkelerin aksine bizim için altın yumurtlayan tavuk, “belki de şu an yaşadığımız son otuz yılın en büyük krizin etkilerini doğrudan asgariye indirecek” bir olguyu katletmeye, çığırından çıkarmaya yetmişti de artmıştı bile…

Kral’lar arasındaki yer ve konum kapma savaşları, cinayetler, düellolar, bombalar, kumarhane kapılarında intiharlar alıp başını gitmişti…

Kısaca bir çuval inciri her zaman olduğu gibi berbat etmiştik.

Sonunda devlet baba işin içinden çıkamayınca kararını verdi…

Bahattin Yücelin, sektör içinden gelip Turizm Bakanı olduğu yıllardı,

Dönemin Refahyol hükümetinin Başbakan yardımcısı Tansu Çiller ile aralarında görüş ayrılığına rağmen 15 Ağustos 96 genelgesi ile durmak bilmez bu yaramaz çocuğun yok edilmesi karara bağlandı…

Yok etmeyelim de “Denetleyelim” ve” Düzeltelim”, tartışılmadı dahi…

Verilen süreler ile 98 yılının başlarında Türkiye’ deki Casino’ lar tarihin karanlık sayfalarına gömülüp gittiler…

Bir daha da adından bile söz etmek neredeyse tabu olmuştu.

Bu arada ve Türkiye de doğan boşluğu iyi değerlendiren, başta Yunanistan olmak üzere,

KKTC, Güney Kıbrıs, Yugoslavya, Bulgaristan, Batum, Makedonya  “Casino” işine el attılar…

Maşallahları var… Halleri vakitleri yerindedir…

Hele bunların dışında Uzak Doğu’nun tam kalbinde Çin’de böylesine ünlü bir şans oyunları kenti var ki görülmeye incelemeye değer

Yükselişi neredeyse tam da bizim kapanışımızla başlayan süreye denk geliyor.

Burası “The Venetian Macao” Uzak doğuda latin rüzgarları estiren bu Portekiz kolonisi çok zengin bir şehir olup Kumar endüstrisi ile LasVegası bile gölgede bırakıp alıp başını gitmiş, Casino’ larından yılda 100 Milyar dolara yakın bir gelir kazandığı söyleniyor…

Düşünün küçücük bir ada ve dünyanın dört tarafından akın akın gelen turistlere hem süper bir tatil hem de kumar sunarak milyar dolarları cebe indiriyor…

Elin oğlundan kazandıkları gelir ile halkına yüksek yaşam kalitesi sunuyor…

Şimdi; Uzun lafın kısası…

Tabuları mı yıkacağım? Bilmiyorum ama 98 lerden günümüze 20 yıla yakın süre geçmiş…

Şöyle Tekirdağ'dan Fethiye'ye kadar denizlerimizde serpiştirilmiş ve atıl durumda onlarca adamızdan turizm destinasyonlarına yakın olanlarını belirlesek…

Hani diyorum, sadece bu adalar üzerine ve sadece “Yabancı Casino Yatırımcılarını” çağırsak,

Buralara sadece yabancılar için “tek noktadan giriş” formülü ile “Sadece Casino ve eğlence merkezleri” inşaa etmelerine izin versek…

İşin başında arazi payı ve lisans ücreti olarak Birer Milyar dolarları alsak,

Casino’nu yap, ama misafirlerini otellerimde yatır” desek…

Otellerden Casino adalarına shuttle helikopterler, tekneler vızır vızır gidip gelseler,

Çevre otellerimize, esnafımıza, teknecimize, hava taşımacılığımıza can, kan, moral olmaz mı?

Ayrıca, orta ölçekli bir Casino’da istihdam edilen turizm emekçilerinin sayısı neredeyse bin yataklı bir tesisinkiyle eşdeğer olduğu bir durumda, binlerce istihdam sağlanmış olmaz mı?

Bilişim çağının bu denli ilerlediği bir devirde her aleti, her masayı önce o mekânlardaki görevlilerimizin bilgisayarlarına, oradan da Maliye Bakanlığının bir teknik biriminin datalarına yüklesek,

Her gecenin sabahında Casino idaresinden “Cirodan” doğan komisyonlarımızı peşin peşin tahsil etsek…

Ayrıca üstüne üstlük kazançlardan doğan vergileri de peşin peşin cebe indirsek fenamı olur? Diyorum…

Fena mı olur?

Sizce?

 

Sevgilerimle,

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)