19°
Hava Durumu
Hissedilen : 19.0°
Gorus Mesafesi : 10.0 Km
Basinc : 1014 hPa
Ruzgar : 4.0 Km/S - Dogu
Nem : 75%
canlı izle
Köşeli Yazılar
BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE DE GÖRDÜK!
Ayhan Ongun
30/05/2017

Çok çetin geçen bir sezonun ardından Spor Toto Süper Lig şampiyonluğunu kazanan Beşiktaş futbol takımı 15. Kez yakaladığı başarıyla 3. Yıldızı da takmayı hak etti.

Herkes gibi ben de bu önemli ve anlamlı başarıdan dolayı Beşiktaş camiasında emeği geçen herkesi, özellikle de taraftarları yürekten kutluyorum.
Kuşkusuz her başarının bir lideri vardır. Yönetim anlamında kulüp başkanı Fikret Orman, teknik anlamda da takımın teknik sorumlusu Şenol Güneş bu başarının mimarlarındandır.

Doğal olarak da basın mensupları özellikle bu iki insanın anlık duygularını ve görüşlerini kamuoyuyla paylaşmak isteyeceklerdir.

Müsabakanın bitimiyle birlikte şampiyonluğu garantileyen takımın teknik direktörü olarak yayıncı kuruluşun muhabiri, Şenol Güneş’e uzatır mikrofonu.

Şenol Güneş de heyecanlı, duygu yüklü bir konuşma yapar, özellikle de 12. Adam olarak nitelendirilen taraftarlara övgü yağdırırken şunları söyler.
“Hep yüzleri gülsün. Bunu eşime de söyledim, onlara da söylüyorum; gülü gülene, sevgiyi bilene ver.”

Mevlana’ya ait bu güzel deyişi o anın heyecanıyla paylaşan Şenol Güneş için söylenmedik söz kalmadı.

An itibariyle söylenenleri duyan, izleyen, az çok insan psikolojisi ve vücut dilinden anlayan biri olarak ben şahsım adına Şenol Güneş’in bunları söylerken ne Fettullah Gülen’e bir gönderme yaptığına, ne de farklı bir mesaj verdiğine inanmam.

Şenol Güneş’in siyasi yanını bilmediğim gibi, şimdiye kadar basına siyasi bir mesaj verdiğini de duymadım. Kaldı ki, onun siyasi görüşleri de kimseyi ilgilendirmez.

Ancak bir sevinçli anın ardından kendi taraftarlarını onurlandırmak adına söylediği sözlerin içinden bir bölümünü alarak, buradan siyaset üretmeye çalışmak, Şenol Güneş’i itibarsızlaştırmak, gerçekten çok ayıp.

Ayrıca, asıl amaç Şenol Güneş den çok, halen görülmekte olan FETÖ terör örgütü davasını sulandırmak ve itibarsızlaştırmaya yöneliktir
Yapılan bu algı operasyonlarının benzeri geçmişte Ergenekon ve balyoz davalarında da yapıldı ve sonuçta gerçek niyeti darbe yapmak olan kimileri bu sayede aklanmış oldu.

Şimdi yapılanlara bakınca, aynı oyunun yeniden sahneye konduğu görülüyor.

FETÖ operasyonları kapsamında yetkili kimi subayların mağdur olmasını anlarım da sıradan erlerin, askeri öğrencilerin, kamu görevlilerinin mesleklerinin, özgürlüklerinin ellerinden alınmasını, mağdur edilmelerini anlamam mümkün değil.

Geçtiğimiz yıl bir kişinin ricası üzerine futbolcuların imzaladığı bir formanın Fettulah Gülen’e yakınlığıyla bilinen basketbolcu Enes Kunter’e verilmesini örnek göstererek tüm Beşiktaş camiasını zan altında bırakmaya yönelik bu tür kumpaslar geçmişte de çok yapıldı ve her seferinde suçluların işine yaradı.
Eğer geçmişte ordu içerisinde başlatılan operasyonlar sulandırılmasa, gerçek suçlulara yönelik ciddi soruşturma ve yargılamalar yapılsaydı, belki de FETÖ bu kadar güçlenemeyecek, belki de 15 Temmuz olmayacaktı.

Tıpkı, 27 Mayısta siyasiler idam edilmeseydi, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının asılmayacağı, 12 Martlarda gerekli siyasi tavırlar alınabilse 12 Eylül’ün olmayacağı gibi.

Tüm bu darbe ve kalkışmaların ardında uluslararası emperyalist güçlerin kirli amaçlarının yattığını elbette biliyoruz. 

Ama bizler demokrasiye gereği gibi sahip çıkmayarak, özgürlükleri yeterince savunmayarak iç ve dış gericilerin, darbecilerin işlerini kolaylaştırmadık mı?
Hiçbir gerekçe gösterilmeden Kararnamelerle onca kamu görevlisi işinden, mesleğinde olurken, FETÖ’nün siyasi ayağına yönelik henüz hiçbir operasyon yapılmaması gerçeğini gizleme çabası ya da gündem değiştirme niyeti mi var acaba? Diye sorası geliyor insanın.

Daha da önemlisi, Beşiktaş gibi tarihi başarılarla dolu, Türkiye’nin en büyük kulüplerinden birini, Şenol Güneş’in bir açıklamasında söylediği bir deyişten yola çıkarak karalamaya çalışmak ne spor ahlakına, ne de vicdana sığar.

İşin özünü bırakıp, bütünü yok sayarak, sözcük aralarından saldırma alışkanlığı ne yazık, toplumda hayli yaygın hale geldi. Haydi! bunu siyasi arenada yapıyorsunuz da, toplumun en çok ilgisini çeken bir alanda, sporun içinde yapmak niye?

Bu tür işlere harcadığınız enerjiyi, seçilmişlerin özgürlüklerine yapılan saldırılara, haksız yere görevden alınmalarını protesto için açlık greviyle direnen akademisyenlerin, mesleklerinden atılmış kamu görevlilerinin mağduriyetlerine, 15 Temmuzda komutanlarının emriyle sokağa çıkmış erlerin uğradığı haksızlıklara harcasanız olmaz mı?

Yazımın başında da belirttiğim gibi, bu tür kaotik ortamlarda, durumdan vazife çıkarmaya kalkan kimi işgüzarlar ya da art niyetliler, ülkeyi daha çok karıştırmak için bu senaryoları yineliyor ve bu sevimsiz filmleri bize izletiyorlar.

 

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)