19°
Hava Durumu
Hissedilen : 19.0°
Gorus Mesafesi : 10.0 Km
Basinc : 1014 hPa
Ruzgar : 4.0 Km/S - Dogu
Nem : 75%
canlı izle
Köşeli Yazılar
BU YOLUN SONU NEREYE ÇIKAR?
Ayhan Ongun
21/06/2017

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü yedinci gününü tamamladı. Gelişmiş ülkelerde en demokratik tepki yöntemlerinden biri olan “bir amaca ve hedefe yönelik yürüyüş” protestosu aslında toplumda ilgi çekti, destek gördü.

Özellikle de başından beri CHP lideri ve yöneticilerinin ”provokasyonlardan, şiddete yönelecek eylem ve söylemlerden uzak durulması” çağrısı yürüyüşü daha anlamlı hale getirdi.

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidar partisi yöneticileriyle MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin tehdit ve tahrik içeren açıklamaları üzerine doğal olarak Kılıçdaroğlu ve CHP yöneticileri de bu açıklamalara aynı şiddette karşılık verince ortalık daha da karıştı.

Daha yolun başında “Adalet istiyoruz” diyerek bu eylemi başlatan Kılıçdaroğlu, iktidar ne derse desin, belki de siyasi yaşamının en doğru işini yapıyor.

Ancak, bana kalırsa iktidar kanadının tahriklerine kapılıp polemiklerle uğraşacağına, oluşan bu sinerjiyi, adalet amacına, demokrasi hedefine yönelik bir enerjiye nasıl dönüştürebiliriz diye çaba gösterse daha yararlı olur.

Ülkemizde demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işleyebilmesinin yolu, toplumun tüm kesimlerinin haklarının bilincinde olması, bu hak özgürlükler için mücadele isteğidir.

Ekonomik sıkıntılar, yargıya ve adalete güvenin azalması, giderek de iktidarda var olan metal yorgunluğunun etkisiyle oluşan huzursuzluklar, insanları yeniden heyecanlandırdı.

Referandumda alınan sonuçlarda halkta yeniden “iktidar olunabilir” ihtimal ve umudunu artırdı. Bu umudu söndürmemek adına var olan toplumsal muhalefeti örgütlü bir şekilde mücadelenin içerisine çekebilmek aslında iktidarın da yararına olacaktır.

Aslında aklı başında herkesin de demokratik yollardan verilen mücadeleye, şiddet içermeyen protestolara saygıyla yaklaşması gerekir.

Demokrasi kültürümüzün gelişmesinde bu tür yaratıcı eylem biçimlerinin, diyalog arayışlarının önemi büyüktür.

Başlangıçta itirazlar gelse, sert eleştiriler yöneltilse de zaman içerisinde herkes bunlara alışmak zorunda.

Çünkü demokrasi ve adalet hepimiz için gerekli.

Bölgemizde çatışmaların yoğunlaştığı, her an savaş tehlikesinin olduğu şu günlerde iktidarın bir de içeride muhalefetle çatışmasının kimseye yararı olmayacağı gibi, bu durumdan en çok da iktidar etkilenecektir.

Bölgedeki sorunlarda arabuluculuk rolüne soyunan Türkiye’nin bölge ülkeleri üzerinde etkili olabilmesi için önce kendi iç barışını sağlaması gerekmez mi?

Yargının işleyişindeki sıkıntılar, çifte standart uygulandığına ilişkin kaygılar ve uzun tutukluluk halleri dünyadaki itibarımızı sarstığı gibi, toplumda huzursuzluk ve güvensizliğe, geleceğe ilişkin belirsizliğe itiyor.

Çok kolay olmasa da, toplumsal barışın yeniden tesis edilmesi, kutuplaşmanın bitirilmesi, önyargılardan kurtulunması her şeye rağmen mümkündür.

İktidarın muhalefeti rakip değil, ülke yönetiminde bir ortak gibi görmesi, muhalefetin de tüm yanlışlarına karşın iktidarı kabullenmesi, halkın siyasi tercihine saygı göstermesiyle yeniden barış içinde bir arada yaşamanın uygun koşulları ve ortamı oluşabilir.

Birçoğunuza hayal ürünü gibi gelse de ben hala umudumu yitirmedim.

Çünkü inanıyorum ki, en kötü sivil yönetim, en iyi bildiğiniz askeri ve vesayetçi yönetimlerden daha iyidir.

Bu ülkede yeniden darbeler olmasın istiyorsak eğer, tüm sorunları demokratik yollardan çözmek zorunda olduğumuzu da kabullenmek zorundayız.

“Adalet İçin Yürüyüş” de bu demokratik yollardan biridir.

Yeter ki, biraz susmasını bilelim, tartışma ve polemiklerden uzaklaşalım.

“Yargıya müdahale ettiğini ispatlarsam sen görevinden istifa edecek misin? Edemezsem ben siyaseti bırakacağım!” türünden ucu açık, sonu belirsiz polemiklerden uzak durmak gerekir diye düşünüyorum.

Aksi halde birileri döner ”istifa etmeyecek diye bildiklerini saklayacak, söylemeyecek misin” diye sorarlar.

O yüzden bu tür gereksiz tartışmalarla toplumu daha çok germek yerine, daha duyarlı, daha barışçıl söylemlerle halkı sakinleştirmeye, umudunu yeşertmeye çaba göstermek daha doğru olmaz mı?

Adalet için çıkılan bu yolun sonunda toplumda huzur ve refahın sağlanması amaç ve niyetinin olduğuna inanmak istiyoruz.

Bu tür demokratik talep ve protestolardan iktidarın çekinmek yerine ders çıkarması ve muhalefetle diyalog için fırsat olarak görmesini arzu ediyoruz.

Özgürlüklerinden yoksun bırakılmış tüm masum insanlar ve tüm halkımız için bu yürüyüşün sonu demokrasiye yönelsin, barış gelsin diliyoruz.

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)