Either scripts and active content are not permitted to run or Adobe Flash Player version 11.1.0 or greater is not installed.

Get Adobe Flash Player
canlı izle
Köşeli Yazılar
AÇIK HAVA İYİ GELDİ!
Ayhan Ongun
04/07/2017

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı, 9 Temmuz'da İstanbul Maltepe’de yapılacak bir mitingle sona erecek Adalet Yürüyüşünde sona yaklaştıkça katılım da, ilgi de artmaya başladı.

Toplumun değişik kesimlerinden yurttaşların destek verdiği yürüyüş için, her ne kadar bir siyasi parti adına değil, bir yurttaş olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı bir eylem dense de, bu eylem CHP'de bazı ezberlerin bozulmasına neden oldu.

En çok da eylemsizlikten, çözüm odaklı muhalefet yapılmadığından yakınan CHP li seçmenleri memnun eden bu yürüyüş, aşırı sıcaklar, zor koşullar ve uzun parkuruna rağmen Türkiye’nin gündemini belirledi, muhalefet kanadında yeniden bir heyecan ve umut yarattı.

Üstelik de tüm tahrik ve provakasyonlara karşın olaysız bir yürüyüş için CHP yönetiminin ve güvenlik güçlerinin gösterdiği çabayı da takdir etmek gerek.

Türkiye de adalet sisteminin işleyişinde sorunlar olduğu, özellikle de OHAL nedeniyle bir dolu insanın mağdur edildiği gerçeğinden hareketle, bu yürüyüşün çok demokratik bir hak talebi olduğu konusunda kimsenin söyleyecek sözü olamaz.

Her ne kadar iktidar mensupları ve iktidara yakın medyada Adalet yürüyüşünü itibarsızlaştırmaya yönelik girişimler olsa da, bu eylem cumhuriyet tarihinin en önemli ve organize eylemlerinden biri olarak tarihe geçecektir.

Kuşkusuz bu yürüyüşten farklı anlamlar ve sonuçlar çıkarmak isteyenler de olacaktır. Ve hatta bu eylemi hükümeti düşürmeye yönelik bir kalkışma hareketi gibi görmek ya da göstermek isteyenler de olacaktır.

Aynı keza, bu yürüyüşü terör örgütleriyle ilişkilendirmeye çalışanlar, bu konuda zorlama niyet okuyanlar ve daha da ileri giderek yürüyüşe katılanları terör örgütü üyesi gibi lanse etmeye çalışanlar da var.

Ülkemizdeki en yakın iktidar umudu CHP'nin yeterince aktif muhalefet yapmadığı, yeni projeler ve yaratıcı politikalar yerine iktidarın belirlediği gündemin peşine takıldığı iddiasında bulunanların, geç de olsa CHP'nin bu eylemliliğinden hoşnut olduğu bir gerçek.

Yürüyüşe salt bu nedenlerle katılan ya da destekleyenler olduğu gibi, parti içi iktidar hesapları, ileriye dönük çıkar ve beklentileri için bu eylemin içinde veya yanında olan, görünenler de yok değil.

Hele de kimilerinin dikkat çekmek uğruna kendi örgütleri dışında organizasyonlar düzenlemesi, ister istemez insanın aklına bu tür hesapları ve ihtimalleri getiriyor.

Uzun zamandır, kapalı salonlara tıkılıp kalan CHP için öyle sanıyorum açık hava ve yürümek iyi geldi.

Hem temiz hava, hem de yürüyerek sağlanan hareket, beyinlere giden oksijeni artırır, hem de sağlıklı düşünme ve karar verme olanağı sağlar.

İnsanlar en çok da yürüyüş sırasında kendileriyle hesaplaşır, geçmişi sorgular, geleceğe ilişkin planlar yaparlar.

En masumane yaklaşımla Adalet Yürüyüşü, CHP yi ve toplumsal muhalefeti kendisiyle yüzleşmeye yöneltmiş, demokrasi ve özgürlük mücadelesi için sayısız yaratıcı yöntemlerin bulunabileceğini hatırlatmıştır.

Kimilerinin söylediği üzere, bu eylem; Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti tabanında giderek bitmeye başlayan kredisini yeniden yükselttiği gibi, hem parti içi muhaliflerine karşı azımsanmayacak bir üstünlük sağlamış, hem de cumhurbaşkanlığı adaylığının önündeki tüm engelleri ortadan kaldırmıştır.

Bu durum CHP ya da genel anlamda muhalefet adına ne anlam ifade eder, nasıl değerlendirilir bilemem ama toplumda giderek yok olmaya başlayan “adalete, hukuka güvensizlik” temelinde yeni ve farklı bir mücadele anlayışının yerleşmesine neden olduğu için anlamlı ve önemlidir.

Yeter ki, oluşan bu sinerjiyi; hem CHP yi, hem iktidarı olumluya yöneltecek, toplumda barış ve bir arada yaşama ortamını sağlayacak güçlü bir enerjiye dönüştürme iradesi gösterilebilsin.

Aksi halde; yürüyüş bitti, haydi evlere! denecekse; yazık olur tüm bu emeklere!

Bunu söylerken, demokrasi dışı hiçbir yolu kastetmediğimizi, tasvip ve kabul etmediğimizi herkes bilir.

Bu Adalet Yürüyüşünün bendeki karşılığı,

İktidar, tez elden OHAL uygulamalarından vazgeçip, bu süreçte oluşan tüm mağduriyetlerin en kısa zamanda giderilmesi için çaba göstermeli, muhalefetin görüş ve önerilerine kulak vermeli, HDP milletvekillerinin ve gerçek gazeteci, yazarların tutuksuz yargılanmasını sağlamalı, FETÖ’nün siyasi bağlantılarını ortaya çıkarmalı, uluslararası ilişkileri yeniden gözden geçirmeli, adalet ve hukuk sistemi başta olmak üzere, seçim ve siyasi partiler yasası da dahil olmak üzere tüm toplumun kabul edeceği bir yeni anayasa çalışması başlatmalıdır.

Öte yandan muhalafet ve özellikle de CHP; halkçı politikalara yönelerek, üstenci, vesayetçi, ötekileştirici tavırlarından vazgeçerek, geniş halk yığınlarını kucaklayacak, toplumda karşılık bulacak sosyal projelere yönelmelidir. Parti içi demokrasi başta olmak üzere yeniden bir demokratikleşme, geçmişle yüzleşme ve barış sürecini başlatarak yeniden halkın umudu, sosyal demokrat bir parti olmak için mücadele etmelidir.

İşte o zaman ancak, bu Adalet yürüyüşü gerçek amacına ulaşmış olacaktır.

Yine kimilerinin sandığı ya da istediği gibi bu yürüyüş, bir amaç değil; hukukun üstünlüğüne dayalı, bireyi esas olan, eşit yurttaşlık temelinde, özgür ve demokratik Türkiye için verilecek mücadelenin aracı olmak durumundadır.

Çoğu zaman düştüğümüz yanlışa bir kez daha düşüp, amaçla aracı karıştırmayalım, aracı öne çıkarıp, amacı gözden kaçırmayalım.

Umarım bu yürüyüş, açık hava hepimize iyi gelmiştir.

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Ba?lyk
Yorum
Yazaryn Di?er Yazylary
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)