Bir Ömür Adadığı Kazıyı Anlattı

Roma İmparatoru Nero'nun, Patara'da denizcilerin güvenliği için yaptırdığı antik deniz feneri restorasyonunda kazı başkanlığı yapan Prof. Dr. Havva İşkan, Akademia Vakfı’nda kazılarla ilgili bir sunum yaptı. Sunum öncesi Kent Tv'de canlı yayın konuğu olan İşkan, Bodrum için çok önemli bir konuya dikkat çekerek, "Ben bir bilim insanı olarak, Sanayi Sitesi’nin altındaki o stadyumu görmek isterim, ben bir arkeolog olarak Mars Tapınağı’nı görmek isterim. Bunun bir izahı yok. Ne Bodrum markasına, ne bilime, ne Anadolu uygarlıklarına yakışıyor." dedi.

Bir Ömür Adadığı Kazıyı Anlattı

Restorasyonu 20 yıl süren 2 bin yıllık deniz fenerinin, yeniden ayağa kaldırılmasına adeta bir ömür adayan Prof. İşkan, gerçekleştirdiği sunum-söyleşide, deniz feneri kazılarının ilk gününden bugüne kadar ki sürecini, Roma İmparotoru Nero’nun fener için hayalini ve Likya’yı anlattı.

Keşfinden sonra bürokratik sorunlar yüzünden 8 sene boyunca hiç çalışma yapılamayan fenerden vazgeçmeyerek, kazı izni için yıllar süren bir mücadeleyi tamamlayan Prof. Havva İşkan gerçekleştirdiği sunumda tüm çalışma detaylarını aktardı.

Kazının başlangıcından sonuna kadar birbirinden değerli bilim adamları ve uzmanlarla bir arada titizlikle çalışılan kazıda, Prof. İşkan’ın ihtiyaç üzerine geliştirip kurdurduğu ‘Taş Hastanesi’ izleyenler tarafından ilgiyle karşılandı. 

Prof. Havva İşkan Sunumu sırasında yaptığı açıklamada; “Tarih doğruları gösterme konusunda çok iyidir. Kazı çalışmaları sırasında pek çok yeni gelişme elde ettik. Yaptığımız keşifler sayesinde Likya krallığının yılları ve aldığı kültürel etkilerine dair bilgiler uluslararası düzeyde güncellenmek zorunda kaldı bu biz arkeologlar için çok büyük bir başarıdır.” dedi.

AÇIK GÖRÜŞ’E KONUK OLDU

Arkeolog Prof. Dr. Havva İşkan, Akademia Vakfı'ndaki sunumu öncesinde, Kent TV ekranlarında Ayhan Ongun’un hazırlayıp sunduğu Açık Görüş programına da katılarak önemli değerlendirmelerde bulundu. 

“Turizm ve kültürel miras birbirlerine düşman olmak zorunda değil” diyen İşkan, “Sadece deniz, kum ve güneşi satamazsınız. Onlardan milyon yerde var ama bu ülkenin, Bodrum’un sahip olduğu miras başka yerde yok. Bodrum Dünya’da önemli bir marka ama Bodrum kendisini marka yapan değerleri yenileyemediği için, yapılaşmayı kendisine esas aldığı için, sahip olduğu somut kültürel miras ve somut olmayan kültürel mirasını gözlerden yok ettiği için, hiçbir şekilde algılanamaz halde bıraktığı için, bana göre bu tanınırlığını bu haliyle uzun süre sürdüremeyecek. Bu hususlara neşter atılmalı. Neler yapılması gerektiği bir çalıştay konusu ve bunun yapılması gerekiyor.” dedi.

Bodrum Sanayi Sitesi’nin altında antik hipodromun olduğunu hatırlatan Arkeolog Prof. Dr. Havva İşkan, “Ben bir bilim insanı olarak, Sanayi Sitesi’nin altındaki o stadyumu görmek isterim, ben bir arkeolog olarak Mars Tapınağı’nı görmek isterim. Üstünde hurdacılar var. Bunun bir izahı yok. Ne Bodrum markasına, ne bilime, ne Anadolu uygarlıklarına yakışıyor. Hiçbir şeye yakışmıyor. Birinci derece arkeolojik sit alanı demek, üzerinde hiçbir inşai faaliyetin bulunamayacağı alan demektir. Zaten yasalarımız buna el vermez. İlla ki birileri ne yapıyorsunuz diyecektir. Sanayi Sitesi, başka bir yere taşınabilir bir yapılanmadır. Ben bunu derken oradaki esnafımız mağdur edilsin demiyorum. Kamuya ait bir arazi belirlenecek, onlara tahsis edilecek. Onu belediye yapacak, devlet yapacak. Sanayi esnafı kendilerini mutlu hissedip ‘tamamdır arkadaşlar, biz eski yerimizi, bu ülkenin kültürel mirasına ve arkeolojisine armağan ettik, hadi vuralım kazmayı’ diyecekler. Bu işler böyle yapılabilir. Bu iş popülist politikalarla da yürümez, halka rağmen de yürümez. Oradaki esnafımız bizim baş tacımız. Bunlar Bodrum ve Muğla Büyükşehir Belediyemizin buralarda yapacağı birinci görevler olarak addedilmeli. Bodrum ve Muğla Belediye Başkanlarımız bir an önce bunların çözümünü bulmak için çaba sarf etsinler. Zira kaybedilen çok fazla.” diye konuştu. 

Havva İşkan Işık Kimdir?

Havva İşkan, 10 Ekim 1956 tarihinde Kütahya'da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak Dünya’ya geldi ve anne tarafından yöresel, dedesinden ise Balkan etkileri alarak büyüdü. Arkeolojiyle ilk tanışması, Aizanoi antik kentine yaptığı bir okul gezisi sırasında, Zeus tapınağında bir kadın heykeli ile temas etmesiyle oldu. 1970'lerde İstanbul Üniversitesi'nde arkeoloji eğitimi aldı. Daha sonra Almanya'da Philipps-University Marburg'da doktora yaptı.

1980 yılında Fahri Işık ile tanıştı ve 1988 yılında Türkiye'ye döndüğünde Erzurum'daki Atatürk Üniversitesi'nde çalışmaya başlaması da onun aracılığıyla oldu.1988 yılından bu yana Fahri Işık tarafından yönetilmiş Patara Antik Kenti kazılarına katıldı. 1990 yılında Antalya Akdeniz Üniversitesi bünyesinde kurulan Arkeoloji Bölümü'nün kurucuları arasında yer aldı ve o tarihten bu yana bölüm başkanlığını yürütüyor.

Fahri Işık ile 1998 yılında Patara tiyatrosunda evlendi. Tek şahit ikisinin de birlikte çalıştığı arkeolog Nevcat Çevik'ti. Havva bilinçli olarak kızlık soyadını korumayı tercih etti ve böylece İşkan Işık soyadını kullanmaya devam etti. 2009 yılında Patara'daki kapsamlı kazı ve restorasyon çalışmalarının liderliğini eşinden devraldı. Havva İşkan'a Armağan Lykiarkhissa / Festschrift für Havva İşkan 2016 yılında, İşkan Işık'a hitaben yazılmış bazı giriş yazılarının öncesinde arkeoloji makalelerinden oluşan bir derleme olarak yayımlandı.