Bodrumlu Kadınlar Umut'un Peşinde...

Ayhan Ongun, hafta sonu yapılan CHP Bodrum İlçe Kadın Kolları seçimini yazdı...

Bodrumlu Kadınlar Umut'un Peşinde...
array(6) { ["banner_size_id"]=> int(2) ["campaign_id"]=> string(1) "2" ["banner"]=> string(46) "uploads/images/image_728x120_5e45cb14a1bad.jpg" ["banner_text"]=> string(21) "Altın İnşaat Yatay" ["banner_url"]=> string(32) "http://bodrumaltininsaat.com.tr/" ["banner_hash"]=> string(64) "49dc97531db27dc1a1812ea887e68b7b7d8a251097be3960b82b050889565216" }

Hafta sonu yapılan CHP Bodrum İlçe Kadın Kolları seçiminden alınacak çok ders var.

Öncelikle kadınların siyasette temsil edilmek, hak ettikleri yerlere gelmekte kararlı ve inançlı olduklarını gördük.

Bütün üyelerin katılımıyla yapılan seçimlerin çok daha sağlıklı ve demokratik olduğu gerçeğini bir kez daha kanıtlamış oldular.

İlçe yönetiminin ve kimi yerel yöneticilerin siyasi etiğe hiç de uygun düşmeyen müdahalelerine, baskı ve yönlendirmelerine rağmen kazanan Umut Anıl Özdoğan ve ekibi zor olanı başardı.

Diğer adayın şanssızlığı da parti tabanında fazlasıyla yıpranan ve karşılığı kalmayan İlçe Başkanı ve eski Kadın kolları başkanının adayı olarak görünmesiydi.

Şahsına söyleyecek sözüm yok, şans verilse belki ekibiyle birlikte başarılı da olabilirdi.

Ancak şu bir gerçek ki, eğer kadın kolları seçimini de Karahan-Çakaloğlu ekibi alsaydı, CHP Bodrum İlçe örgütü tamamen işlevsiz bir duruma gelir, bir küskünler partisine dönüşürdü.

Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın tüm iyi niyetli uyarılarına karşın, onu yok sayarcasına parti içi yarışlara müdahil olarak onu da zor durumda bırakanlara, Bodrum kadınları unutamayacakları bir ders vermiş oldu.

İlçe Başkanı ve ekibinin kolayı zora sokan becerisizliklerine rağmen ilçe kadın kolları kongresi kadınların özverisi, sağduyulu yaklaşımları ve kararlı tutumu nedeniyle örgüt tabanının iradesini yansıtan bir kongre oldu.

Bir çoğu ev kadını olan, çocuğunu komşuya bırakıp gelen, bir dolu gününü feda ederek kongrede özgürce seçimini yapan kadınlara bu kadar eziyet yapılır mı?

Çok kolay gerçekleştirilecek ve daha kısa sürede sonlandırılacak bir kongreyi bir karmaşa ortamına sokmaya ne hakkınız var?

Bu anlamsız organizasyon beceriksizliği yüzünden onlarca kadın oy kullanmadan ayrılmak zorunda kaldılar.

İlçe yöneticilerinin hepsi için bir olumsuz değerlendirme yapmak istemem ama İlçe Başkanının örgüt tabanında güvenirliliğini yitirdiği gün gibi ortada.

Bakalım bu seçimlerin ardından kimleri disipline sevk edecekler?

Önümüzde Gençlik Kolları Kongresi var.

Azıcık ders aldınızsa bu seçimde bari bırakın gençler, aslanlar gibi yarışsınlar.

Kadın Kolları kongresinde yeni seçilen başkan Umut Anıl Özdoğan, yaptığı konuşması, projeleri ve kucaklayıcı yaklaşımı, siyasi birikimiyle de farkını gösterdi.

Özellikle de “kimsenin adamı olmayız” sözü tüm kadınların duygu ve düşüncelerine tercüman oldu ve doğal olarak çok büyük alkış aldı.

Diğer aday Yüsra Miskioğlu kendini ifade edebilme olanağı bulamadığı gibi “birilerinin adayı” yaftası üzerine asılı kaldı.

Aslında bu denli açık bir destek nedeniyle kendisini yanlış yönlendiren bu “ikilinin” gölgesi altında kaldı.

Umarım Yüsra Hanım da, ilçe yöneticileri de, onları destekleyen partililer de bu yanlış tavır ve yanlı siyaseti yeniden sorgulama gereği duyarlar.

Bİr kez daha anlaşıldı ki, her zaman güçten yana olmak yetmiyor.

Geçici elde edilen güç ve makamlar, hele de hak edilmeden sağlanmışsa, zaman içerisinde bir zehire dönüşüyor ve önce de sahibini zehirliyor.

Bu kongrede kadınlar, emekten yana oldular.

Siyasi birikime, bilgiye, deneyime öncelik verdiler.

Umarım kadınların başlattığı onurlu ve anlamlı başkaldırı, parti tabanında yeterince destek bulur.

Ancak o zaman gerçek anlamda bir sosyal demokrat parti olarak Bodrum halkının sorunlarına sahip çıkan, proje üreten, rant ilişkilerinden uzak bir örgütsel yapı oluşur.

Kimilerinin çirkin hırsları, anlaşılmaz egoları ve uygulanan kasaba politikaları yüzünden partiden uzak duran, oysa onların sayesinde CHP'nin yerel iktidarı elde ettiği kişileri yeniden parti saflarına kazanabilmenin yolu her fırsatta insanları öteleyen, ayrımcı davranan, siyaset bezirganlarından kurtulmaktan geçiyor.

Her konuşmasında, sevgi ve huzur ikliminden söz eden ancak her fırsatta da kin ve nefret virüsleri yayanlar, partide birlik ve dayanışmanın da, kardeşliğin de, sevginin de düşmanıdırlar.

Bodrum gibi Türkiye’nin vitrini olabilecek bir kentte daha ilkeli siyaset yapan, topluma örnek olabilecek yöneticiler tarafından yönetilecek bir CHP'ye gereksinim vardır.

Bodrum'da bu potansiyel de, koşullarda mevcut.