Girgin; 'Muayene Değil Soygun!'

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, 2018’den 2020’ye f yükselen araç muayene ücretleri hakkında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun yazılı olarak yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi. Girgin “Araç muayene istasyonlarında alınan ücretlere 2018’den 2020’ye yapılan zamlar, bir yandan ekonomik krizle bir yandan ekonomik krizi katmerleyen pandemiyle boğuşan vatandaşlarımıza büyük bir yük getirmektedir. Halkın elinde yok, avcunda yok, bu zamlar geri çekilmelidir!” dedi.

Girgin; 'Muayene Değil Soygun!'

“Uzmanlar Türkiye’nin otomobil vergilerinde dünya rekortmeni olduğunu söylüyor” diyen Girgin açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Uzmanlara göre 1 otomobil kendimize, 5 otomobil devlete alıyoruz. Gümrük vergisi var, ÖTV var, KDV var. Bu vergi anlayışı değişmelidir. Bu vergi anlayışı, sıra araç muayenesine geldiğinde de sürüyor” dedi.

2018’DEN 2020’YE ARAÇ MUAYENE ÜCRETLERİ %66 ARTTI, BU BİR SOYGUN!

Araç muayene ücretlerine esas zamların 2018 sonrası geldiğini belirten Girgin, “2003-2018 arasında araç muayene ücretlerine yapılan zam oranları %3 ile % 23.73 arasında değişmektedir. 2018 yılı itibariyle otomobiller için araç muayene ücreti (egzoz gazı emisyon ölçüm fiyatı dahil) 254 TL iken, 2020 yılında 422 TL olmuştur. 2018’den 2020’ye yapılan zam oranı %66’dır. Binek araçlar için muayene süresi 15 dakika, ağır vasıta araçlar için 25 dakikadır. Yarım saati aşmayan araç muayene süreci için istenen ücretler, otomobiller için 420 TL’yi aşmış durumdadır. Ticari ve daha büyük araçlar için fiyatlar artmaktadır. Bu zamlar acilen geri çekilmelidir. Buna ek olarak, katlanaraktan artan araç muayene cezalarına da acilen af getirilmelidir” dedi.

Girgin, zamların nedninin taşeron düzeni olduğunu iddia ederek açıklamalarını şöyle sürdürdü: 

“Şu anki büyük zamların önemli nedenlerinden biri araç muayene işinin taşeron eliyle işletilmesidir. Taşeron düzeni aracıları çoğaltıp maliyetleri yükselterek, halkımızı zamlara boğmaktadır. Şu anki mevcut işleyişe göre alınan ücretlerin %50’si devlete, %20’si Tüvtürk’e, %30’u Tüvtürk’ün taşeronlarına gitmektedir. Bu rakamlardan anlaşılacağı üzere, taşeron işletmeye son verildiği takdirde ücretlerin düşürülmesi mümkündür” dedi.