İleri Dönüşüm Sanat...

Anadolu’nun farklı yerlerinden toplanan dikiş makineleri, Bodrum’da çeşitli sanat eserlerine dönüşüyor.

İleri Dönüşüm Sanat...

Bodrum’un Yalıkavak Mahallesi’nde yaşamını sürdüren endüstriyel tasarımcı Ahmet Tarık Demirbaş, uzun yıllardan beri Anadolu’nun farklı yerlerinden dikiş makinelerini topluyor. Demirbaş, dikiş makinesinin sahipleri ile birebir irtibata geçerek topladığı makineleri, 2016 yılından beri çeşitli eserlere dönüştürmeye başladı. 

“İleri Dönüşüm Sanat” adını verdiği bu çalışmalarda dikiş makinelerini kaynak kullanmadan somun ve yapıştırıcı ile araba, yelkenli gemi, uzay gemisi, abajur, motoryat, tren gibi değişik şekillere sokuyor. Demirbaş’ın ayrıca Mad Max filmlerinde kullanılan arabalara benzer arabalar ile hem uzay gemisi hem deniz gemisi şeklinde çalışmalar da yapıyor.

Endüstriyel tasarımcı Ahmet Tarık Demirbaş, bugüne kadar 140’ın üzerinde eser yaptı. Çalışmalarının bir bölümü Bodrum’da bir bölümü de Ankara’da bulunuyor. Şimdiye kadar 4 sergi açan Demirbaş’ın çalışmaları da büyük beğeni topluyor. Eserleri, Rusya’da da yakından takip ediliyor. 

Ahmet Tarık Demirbaş, eserlerini kaynak ve yapıştırma kullanmadan yaptığını dile getirerek şöyle dedi:

“Geri dönüşüm üzerine bir farkındalık yaratmak için ben de ileri dönüşüm adı altında uzun yıllarca dikişi makinelerini topladım. Anadolu’nun bir çok yerinden karşılıklı görüşme ile duygu bağı çerçevesinde topladığım bu dikiş makinelerini çok fazla özelliğini değiştirmeden onun o yaşanmışlığını koruyarak ileri dönüşüm adı altında metafora uğrattım. Bu yaptığım çalışmalar, hepsi kendi özelliğinde olan hareketli parçalardan oluşan hiçbir şekilde kaynak ve yapıştırma kullanmadan cıvata somun tekniğiyle yapıldı. Ağırlıklı otomobiller üzerine çalışmalarım oldu. İlerleyen zaman içinde eşimin de fikriyle yelkenli gemiler, motoryatlar, abajurlar yaptım. Daha sonra sergilerimde ziyaretçilerimden değişik fikirler de alarak ev dekorasyonuna dönük çalışmalarda bulunmaktayım. Amacım gençlere daha yaşanabilir çevre için geri dönüşümün farkındalığını anlatarak ileri dönüşüm adı altında daha ileri seviyede farklı tasarımların yapılabileceğini ortaya koymaktır.”

Matrix ve Mad Max filmlerindeki arabalara benzer arabalar da yaptığını anlatan Demirbaş, şöyle devam etti:

“Gençlik yıllarımda Jules Verne kitaplarından çok etkilenmiştim. Mad Max gibi, Matrix gibi filmlerde gördüğümüz, Avrupa’da bir Steampunk akımı olan buhar çılgınlığı diye tabir edebileceğimiz bir takım eski teknoloji ile yeni teknolojinin harmanlandığı bir sanat akımından etkilendim. Ben de bu akımdan çok etkilendiğim için Türkiye’de de böyle bir çalışmayla eserler ortaya koymaya başladım. Tabi bunlar kendi yorumumla çıkmış çalışmalardır. Zaman içinde de bulabildiğim parçaları adapte ederek bu Mad Max tarzı otomobilleri oluşturmaya çalıştım. Biraz da hayal gücü kullanarak gemilerde bu ileriye dönük biraz daha böyle çılgın olabilecek malzemeler kullanarak hem uzay gemisi hem deniz gemisi şeklinde oluşturduğum çalışmalarım var.”

NEDEN DİKİŞ MAKİNESİ?

Çalışmalarının ana objesinin neden dikiş makinesi olduğundan da bahseden Ahmet Tarık Demirbaş, şunları dile getirdi:

“Öncelikle doğup büyüdüğüm köyde annemin de bir dikiş makinesi vardı. İlkokul ve ortaokul yıllarında dikiş makinesi aynı zamanda benim ders çalışma masamdı. Bu dikiş makinesi ile zaman zaman oyunlar oynuyordum. Üzerinde gördüğüm desenler, şekiller beni çok etkilemişti. Bunun diğer sebebi ise bugün günümüzde marka olmuş, marka değeri taşıyan ünlü otomobil firmaları geçmişte hepsi dikiş makinesi üreticisiydi. Benim yaptığım araştırmalarda tabi burada otomobil tasarımcısı olmam da çok büyük avantaj, dikiş makinesi parçalarının maket otomobil yapımına çok uygun olmasıydı. Ben de bu kolaylığı kullanarak farklı eserler ortaya çıkarmaya çalıştım.”

“ÇALIŞMALARIM RUSYA’DA ÇOK BİLİNİYOR”

Çalışmalarının ağırlıklı olarak Rusya’da çok bilindiğinden bahseden Demirbaş sözlerini şöyle tamamladı:

“Özellikle mekanik üzerine Rusya’da çok popüler olduğum söyleniyor. Hatta yıllar içerisinde bizi ziyaret gelen bir aile çalışmalarımı Rusya’da gördüğünü ve benim orada çok tanındığımı söyleyince eşimle birlikte çok şaşırmıştık. Yapmış olduğum çalışmalar bugün birçok ülkede referans gösteriliyor. Bunun sebebi de dediğim gibi hiçbir şekilde kaynak kullanmamam. Çünkü yaptığım bütün çalışmalarım cıvata somun birleştirme olduğu için gerçek bir otomobil gibi sökülüp takılabiliyor. Şimdiye kadar son yaptığım sayıya göre 140’ın üzerinde çalışmam oldu.”

Ahmet Tarık Demirbaş’ın eşi Mine Tatar Demirbaş, eşini bu çalışmalarında elinden geldiğince desteklediği ifade ederek şöyle dedi:

“Bu ileri dönüşüm adını verdiğimiz aslında bir çeşit geri dönüşüm olan makinelerin anneannelerimizin, dedelerimizin, zamanından bugünlere kadar gelmiş olması, böyle güzel dikiş dikme olayından tamamen sanatsal farklı bir olaya dönmesi benim içinde güzel bir şey. O başladığından beri onu elimden geldiğince desteklemeye çalışıyorum. Zaman zaman fikirler veriyorum kendimce ama tabi ki büyük işi o götürüyor. Çok güzel sanat eserlerine çeviriyor. Çalışmaları bir ekol oldu. Çok büyük ilgi gördü. Bazı sergilerimiz de oldu. Bundan sonra da olacak. Teklifler var. Onun bu yaptıklarını ve geçmişi bugünle harmanlayarak çok güzel sanat eserleri çıkarmasını ben de canı gönülden destekliyorum.”

Muhabir: Hamdi Yörür