Kadın Yaşamdır!

Kadın Yaşamdır!

Ahh ÂDEM, vahh Havva…

Karmakarışık bir dünya.

Algılar boyut boyut, hafızalara kazınması bir ömür boyu.

O yüzden varlığımızı kabul edip, bir an evvel kendimizi sevmek lazım diyenlerdenim.

Cemreyi düşürdük, bahara girdik, mevsim bile zamanında döngüyü tamamlarken;

Kadın olarak kendimize bir festival organize etmeyi düşündük mü?

Ruhumuzdan, etrafa yaydığımız kokumuzu ve enerjimizin muhteşemliğini fark ediyor muyuz?

Gül gibi açıyoruz hanımlar!.

Kendinle baş başa kalmaktan söz etmek istiyorum bugün.

Rutin koşturmalarının, görevlerinin haricinde, kendine vakit ayırıp, kendini ödüllendirmekten.

Bir başkasından beklemeden, kendine yetmekten bahsediyorum.

Güçlendikçe, bilendik. Bilendikçe bazı durumlarda bize sunulan naif değerlerimizi hafife almaya başladık.

Bile isteye değil elbet.

Herkes mutlu, huzurlu, paralı olmayı istiyor. İstedikçe daha fazlasını talep ediyor.

Bunun için ne yapıyor peki?

Sahte sahte duruşlarla, boy boy pozlar veriyorlar.

Dillerde aynı nameler, duruşlarda aynı gösteriş

“HERŞEY YOLUNDA, BEN MÜKEMMELİM” ifadesi...

Size, iyi bir haberim var.

“HİÇ KİMSE MÜKEMMEL DEĞİL AMA MÜKEMMELİ ÇOK GÜZEL OYNUYORUZ”

Kadın olmanın kıymetini çıkarmak lazım.

Engeller dizi dizi, sorunlar boy boy olsa bile.

O ışığın, size süzülmesine izin verecek olan sizsiniz.

Fikirleri, yaratımı doğuran biziz.

Çözümleri üreten, el veren, etrafı toplayan, dağılmış puzzle’ı birleştiren biziz.

İçinde aynı anda hem fırtına kopan hem o fırtınayı dindiren gene kadındır. 

Ben bugün şiddeti, tacizi, mobbingi, seviyesizliği, eğitimsizliği yazmayacağım.

Her şart altında gücümüzden, potansiyelimizden, dokunduklarımızdan yola çıkmak istiyorum.

Çay toplayan ellerden, pamuk tarlasında kanayan avuçlara, tarlayı sürüp, bağ bahçesini mevsimine göre düzenleyen kadınlarımız!..

Sırtındaki küfenle, alnında ki teri sildiğin tülbendinle, evinde tencerende kaynattığın aşınla, komşunla bölüştüğün ekmeğinle;

Öyle muhteşemsin, öyle vakur, öyle TAM VE BÜTÜNSÜN Kİ GÜZEL HEM CİNSİM!

Bazen, yer değiştirmek lazım, birbirimizi daha net anlayabilmek adına.

Ben bunu ancak kendi adıma seyahatlerimde yapabiliyorum.

Ve kısa bir zaman dilimi dahi olsa empati yetimi kullanmaya çalışıyorum…

Yer, mekân, fırsatlar evet hepimize aynı şartlar altında sunulmuyor olabilir.

Ama özümüze baktıkça, yaratan kadınlar olduğumuzu görüyorum.

Önemli olan hangi şartlar altında, hangi değerlerimize hizmet ettiğimiz;

Bu hizmetlerden dolayı duyduğumuz şükür ve tatmin hissidir.

Düşünün şimdi “ne kadar tatminsiniz kendinizden?”

Bir yerde tıkandınız mı? Hemen sorun kendinize “Bunu nasıl iyileştirebilirim” diye.

Bütün cevaplar, çözümler bize sunulmuş zaten.

Sadece neyi seçmemiz gerektiğini unuttuğumuz zamanlar oluyor.

Biz kadın olarak dayanışmayı, birbirimize kalben dokunmayı, kenetlenmeyi, üretmeyi bilen bir ümmetin ve ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL’in kadınlarıyız!

Bize sunulan hakları ve kıymeti hatırlama zamanı.

“DAHA EMİN VE DAHA DOĞRU OLARAK YÜRÜYECEĞİMİZ BİR YOL VARDIR. BÜYÜK TÜRK KADININI ÇALIŞMAMIZA ORTAK KILMAKTIR” MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ DEĞİL, HER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN…

Sevgiyle kalın