Either scripts and active content are not permitted to run or Adobe Flash Player version 11.1.0 or greater is not installed.

Get Adobe Flash Player
canlı izle
DOYAMADIĞIMIZ ŞEKER; MISIR ŞURUBU!..
17/07/2013

Bir önceki konuda gelişen endüstri ile birlikte şeker üretiminin artarak yaygınlaştığını ve insan sağlığını olumsuz etkilediğini anlatmıştık.

1970’lerden itibaren şeker kamışı ve şeker pancarından elde edilen şekerin yanında yeni bir ürün daha piyasaya girdi; mısır nişastasından elde edilen şeker, ya da bilinen adıyla mısır şurubu. 

Hepimizin kulağına oradan buradan çalınmış olsa da mısır şurubunun ne olduğunu, nasıl elde edildiğini, nerelerde kullanıldığını, faydasını, zararını bilmeyiz.
Mısır şurubu; çay şekerine göre daha ucuz olması, sıvı formda olduğu için daha kolay ve ucuza taşınabilmesi, daha lezzetli olması, daha stabil olması gibi nedenlerle üreticiler tarafından kısa sürede tutuldu. Günümüzde hazır gıdaların yarıya yakınında mısır şurubu kullanılmaktadır.

Mısır şurubunun özelliği yüksek miktarda fruktoz içermesidir. Fruktoz ince barsaklardan hızlı ve kolayca emildikten sonra karaciğere gelir. Karaciğerde insüline gerek duymadan yağa çevrilerek depolanır. Doyma hissini geciktirdiği için daha çok tüketilir. Tüketildikten kısa süre sonra tekrar yeme ihtiyacı hissettirir. 

Bütün bu özellikleri nedeniyle gazlı içecekler başta olmak üzere, tüm tatlandırılmış hazır içecekler, çikolata, kek, şekerleme türleri, reçel, marmelat, hatta bal, hamburger etleri, sosisler, meyveli yoğurtlar ve diğer işlenmiş, paketlenmiş yiyeceklerde bol miktarda bulunur. Üretici için avantajı daha ucuza mal edilen ürünlerin daha çok tüketimi, yani daha çok kazanç, başta çocuklar olmak üzere tüketiciler üzerindeki en önemli olumsuz etkileri ise obezite ve buna bağlı karın içi organlarda ve karaciğerde yağlanma, diyabet ve kalp damar hastalıklarına zemin hazırlamaktır.

Mısır şurubundaki fruktozun zararlı etkileri özetle şunlardır:

Doyma hissini azaltarak yüksek miktarlarda tüketilmesine neden olur.
Yiyeceklerle alınan fruktozun fazlası hemen yağa çevrilerek yağ dokusunda depolanır. Bu da şişmanlık, kalp damar hastalıkları, kan trigliserit seviyesinde artış, insülin direnci ve metabolik sendrom gibi hastalıklara neden olabilir. 
Genetiği değiştirilmiş mısırdan üretilen mısır şurubunun potansiyel tehlikeleri vardır.
Fruktozun parçalanmasıyla açığa çıkan ürik asit damar hastalıkları ve gut hastalığına eğilimi arttırır.
ABD’de üretilen mısır şurubunda sağlığa zararlı olabilecek ölçüde civa bulaşığı saptanmıştır. Civa kuvvetli bir nörotoksindir ve özellikle çocuklarda tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir.
Mısır şurubu bal arılarının beslenmesinde de giderek daha yüksek oranda kullanılmaktadır. Mısır şurubunun depolama şartları uygun olmayan koşullarda (örneğin sıcak ortamlarda) saklanması, ya da balın üretim aşamasında ısıtılması hidroksimetilfurfural denilen, yüksek miktarlarda kanserojen etki yapabilen bir kimyasal bileşiğin oluşmasına neden olabilir.
Fruktoz içeriği yüksek gıdaların kızartılmasıyla açığa çıkan akrilamid maddesi karsinojen etki yapabilir.

Günümüzde dünya genelinde mısır şurubu üretimi belli birkaç şirketin tekelindedir. Gelişmiş ülkeler mısır şurubu üretimine ciddi kotalar koyarak üretimi kısıtlamaya çalışmaktadır. Bu oran ABD’de %2, bizde ise %15’dir. 
Ayrıca fruktozdan zengin içeceklerin üretimine getirilen kısıtlamalar mısır şurubunun insan sağlığı üzerindeki zararlı etkilerinin gelişmiş ülkelerce ciddiye alındığını gösterir.

Biz de hazır, işlenmiş, paketlenmiş yiyecek ve içeceklerden uzak durarak mısır şurubunun zararlı etkilerinden korunabiliriz.

Yorumlar
Ad Soyad
E-Posta
Başlık
Yorum
Yazarın Diğer Yazıları
Ayhan Ongun
Serdar Karcılıoğlu
Ahmet Karataş
Deniz Poyraz
Orhan Beşiroğlu
www.kenttv.net © 2000 - 2017 | Bodrum Kent Radyo Tv. A.ޞ. | Kalekonut Sosyal Tesisleri BODRUM - MUĞLA | Tel: 0252 317 30 30 (PBX)